anadolu kasko sigorta ve balkanlar bilgi
İmparatorun damadı Orhan, imparatorun Byzantion'da ve Romalıların tüm Ş^ölgelerinde hakimiyetini sağlamlaştırdığını öğrenince, Byzantion'un kıyıla-i yerel olarak Üsküdar olarak adlandırılan yere, zaferini kutlamak içinyapılan eğlenceye katılmak için geldi. İmparator, onunla karşıiaş^^ men gemiyle oraya geçti. Günlerce avlanarak, içerek ve dostluk rak birbirleriyle hoş vakit geçirdiler. Damat Orhan ve imparator yemek yiyorlardı, Orhan'ın (onun) farklı eşlerinden doğmuş olan dö”' imparatorun masasından uzakta olmayan bir masada yiyorlardı ve Perslerin diğer ileri gelenleri imparatorun sunduklarından yarar] hah üzerinde oturuyorlardı. Birbirleri ile yeterince iyi vakit geçirdj^''^^'^'Çİ!i imparator Orhan’ın karısı (olan) kızı Theodora, Orhan'ın oğulları vem ile birlikte Byzantion'a döndü. Akrabalığın sebebi olan prenses, annesi deşleri ile üç gün geçirdikten sonra babası imparator tarafından zengin b de ağırlanan Orhan’ın oğulları ve diğerleri ile Bythinia'ya döndü. Aynı ilkbah^''^ Mayıs’ın 13’ünde Vlaherna Meryem Ana kilisesinde İmparator Kantako Patrik İsidoros tarafından İmparatoriçe Anna ve damadı loannes'in buzu tekrar taç giydi."
Bütün Balkanlar’ı ele geçiren Sırp İmparatoru Stefan Duşan'a karşı iç 53 tan harap olmuş Bizans ordusu Sırpları durduramıyordu. Bizans iç savaşın^, en büyük kazancı Sırp hükümdarı sağladı. Selanik dışında bütün Makedon onun hakimiyetine geçti. 25 Eylül 1345'de Serez'in de düşmesi ile Karası (Nestos) ırmağına kadar olan bölge Duşan'ın eline geçti. Stefan Duşan, bundan sonra imparator unvanını kullanarak kendisini Sırpların ve Rumların imparatoru ve vasilaisı ilan etti. 16 Nisan 1346’da Sırp patriği, Duşan’a imparatorluktan giydirdi. 1348 yılında Duşan, Epir zaptını tamamlayarak Tesalya bölgesini ele geçirdi. 1350 yılında Berrhoe ve Vodena'yı işgal etti. Stefan Duşan Bizans’-" hiçbir meydan savaşı yapmak zorunda kalmadan Bizans imparatorluğu!^ ^ de kalmış olan arazinin yarıdan fazlasını zapt etmiş ve kendi devlet toprî^ hemen hemen iki katına çıkartmıştır.
Kuzeyde Tuna’dan güneyde Korintos körfezine kadar uzanan bölgeleri lulSı miyeti altına alan Stefan Duşan, son olarak Bizans'ın merkezi İstanbul’u almayı amaçlıyordu, ancak donanması olmadığından dolayı bir zamanlar Bulgar Çan Simeon'un yapamadığını Duşan da gerçekleştiremiyordu. Bu durumu fark eden Kantakouzenos, Sırpları durdurmanın kaçınılmaz yolunun Türklerle ittifak yapmak olduğunu eserinde şöyle vurgular;
"Romalıların ordusu iç savaştan dolayı yok olduğundan barbarları mütteP olarak kullanmak zorunda kaldılar (zorunlu olarak barbarlarla ittifakyapM' İmparator, Sırp kralına tüm bunları etraflıca düşünmesini ve yükümliilüklenın yerine getirmesini emretti. Bu elçi heyetinden sonra da Sırp kralının yükümB^^' lerinden hiçbirini yerine getirmediğini, hatta diğer şehirleri kuşatıldığından do madı Orhan'a (elçi) gönderdi ve bir ordu topladı. Orhan'ın oğullan Süleyman'ım^ kardeşleri tarafından kumanda edilen on bin kişiden fazla bir ordu na geldi Bundan sonra imparator Mathaios’u Roma ordusunun komutama
onlarla birlikte gönderdi. Onlara, Roma bölgesinin sınırlarına herhangi bir zarar vermeden geçmelerini ve Triaballosları yok etmeleri için emir verdi. Barbarlar, Mygdonia'ya ulaşır ulaşmaz, Hristopolis (Kavala) ve civarındaki şehirlerin kral tarafından yönetildiğini öğrenince, komutanlarının sözüne fazla önem vermeksizin hemen yağmalamaya başladılar. Mygdonia'daki tüm köyleri ele geçirdiler ve şehirleri yağmaladılar, bir çoğunu (birçok kişiyi) öldürdüler, küçümsenemeyecek (az sayıda olmayan kişileri) kadar çok kişiyi esir ettiler. Talan sonucunda elde edilen büyük ganimeti alıp EUispontos'u (Çanakkale boğazını) geçerek evlerine döndüler. İmparator, müttefik olması gereken barbarların bu buyruk dinlemezliklerini görünce çok üzüldü ve savaş açmaya karar verdi."
Karada OsmanlIlarla Sırplar arasında kalan Bizans, denizde de Ceneviz ile Venedik arasında kalmıştı. Stefan Duşan'ın devletini genişletmesiyle Selanik ve Mora ile irtibat kesilmişti. Bundan daha kötüsü ekonomik çöküntü idi. Bizans imparatorluğunun asıl tarım faaliyetinin yürütüldüğü Trakya, iç savaş nedeni ile tahrip edilmiş ve üretim hemen hemen durmuştu. Halk vergi ödeyemez hale gelmişti. Bir de buna 1348 3nlında tüm imparatorluğa sirayet edecek olan veba salgım eklenecektir. Bir zamanlar altın ve gümüşten kadehlerle içki sunulan Bizans sarayında, şimdi kadehler ya kurşundan ya da pişmiş topraktan yapılıyordu. Bu dönemde boğazlardan elde edilen gümrük vergisinin % 87’sini Galata'daki Cenevizliler toplarken, Bizans ancak %13’ünü alabiliyordu.
loannes Kantakouzenos, zayıflayan devlet yönetiminin nedenini, merkezden bağımsız hareket eden yerel aristokrasiye bağlamakta, bunun önüne geçebilmek için taşra yönetimine kendi hanedanından kişileri getirme politikası uygulamaktadır. Dimetoka’dan Kavala’ya (Hristopolis) kadar olan Batı Trakya’yı en büyük oğlu Matheos'a, Mora'yı da ikinci oğlu Manuel’e bıraktı. Ancak yaşı büyüyen V. loannes, Kantakouzenoslara karşı direnmeye başlayınca Kantakouzenos, oğlu Matheos’un Rodoplardaki hakimiyet alanını Palologoslara devrederken, Matheos'a da merkezi Edirne olmak üzere daha önemli bir bölgeyi tevcih etti.
Buna rağmen anlaşmazlık önlenememiş, V. loannes Kantakouzenos 1352 sonbaharında küçük bir ordu ile Edirne üstüne yürüyüp, Matheos şehrin iç kalesine çekilmek zorunda kalmıştır. V. loannes bu ilerleyişinde Stefan Duşan’dan 4000 kişilik bir süvari kuvveti yardım almıştı. Ayrıca Bulgarlar da yardım göndermişlerdi.
Ancak loannes Kantakouzenos, Orhan’dan yardım istemiş, Orhan da oğlu Süleyman komutasında 10.000'in üstünde bir askeri birliği Trakya’ya göndermişti. 1352 yılının sonunda Sırp kuvvetleri ve V. loannes, Dimetoka’da Osmanlı birliklerinden ağır bir yenilgi almışlardı.
Kantakouzenos, Türkler sayesinde bir kez daha başarıya ulaşmıştır. 1352’de Çimpi'nin, 1354’de de Gelibolu’nun Osmanlılar tarafından alınması olayı.anadolu kasko sigorta
